Yukarı Çık
Olağanüstü Seçimli Kongre Kararı Alınmıştır
6 Kasım 2017 Pazartesi 12:44:12
11718 kez okundu.
Kulüp Başkanımız Sinan Özeçoğlu, bugün Vali Hanefi Demirkol tesislerimizde basın toplantısı düzenledi.

Kulüp Başkanımız Sinan Özeçoğlu, bugün Vali Hanefi Demirkol tesislerimizde yaptığı açıklamada;
 

 

"Merhaba arkadaşlar,

Bugün sizlerle bir araya gelmenin mutluluğunu yaşarken bir yandan da bahsedeceğimiz konuların hepimizi üzen ayrıntılar içerdiğini bilmenin mutsuzluğunu da hissediyorum.
 
Hepinizin bildiği gibi, 2016-2017 sezonundan hemen sonra, iki defa olağanüstü seçimli genel kurul yapıldı. Kulübümüzün yönetimine kayyum atanma tehlikesi olduğu için ben ve arkadaşlarım, özveri göstererek görevi kabul ettik.
İşbaşına gelmeden hemen önce ve geldikten sonra camiamıza ve taraftarımıza bir tek konuda söz verdik. Eskişehirspor’umuzu yönetirken “her zaman şeffaf, her zaman açık olacağız” dedik. Sizler bu sözü bizim dışımızda da birçok kez duymuştunuz, ancak görevi yürüttüğümüz dört ay boyunca gördünüz ki, şeffaf yönetim anlayışından bir kez olsun taviz vermedik. Zaman zaman “Her şeyi bu kadar açık açık konuşmak kulübe zarar veriyor” eleştirilerini duysak da tavrımızdan hiçbir zaman geri adım atmadık.
Gönül verdiğimiz kulübümüzün zor durumda olduğunu biliyor, tek çıkış yolunun her konunun açık açık konuşulması olduğunu da görüyorduk. Bugün de öyle olacak. Sizlere her şeyi açık açık anlatmak için bir araya gelmiş durumdayız…
 
Biliyorsunuz ki, daha mazbatamızı almadan FİFA tarafından konulmuş ve kesinleşmiş transfer yasağı kongreden bir gün sonra TFF tarafından uygulandı. Transfer yasağı gelince, yönetim kurulu olarak büyük bir muhasebenin içine girdik. İstifa edip etmemeyi uzun süre tartıştık, ancak o gün bıraksaydık, Eskişehirspor tarihinin en kötü günlerini yaşayabilir, takım kuramama tehlikesiyle karşı karşıya kalabilirdi. Her türlü zorluğu göze alarak görevde kalmaya karar verdik.
Bu süreçte, başka bir takım ile transfer sözleşmesi imzalamayan tüm futbolcular ile yeniden sözleşme imzalandık ve takımda tuttuk. Boffin, Kamil Ahmet Çörekçi ve Murat Uçar tüm uğraşlarımıza rağmen geri dönmedi.
Transfer yasağına rağmen, Sergen Yalçın gibi marka bir isimle anlaştık.
Bir yandan takım kurmaya çalışırken, bir yandan da Kulübümüzün kronikleşmiş sorunlarıyla uğraştık. Personel maaşları, futbolcu alacakları, tesisin çalışır hale getirilmesi ve temel ihtiyaçları Temmuz 2017 dönemi itibari ile karşılandı.
Mayıs ayında kulübümüze tebliğ edilen ve Ağustos ayında tamamlanması gereken lisans işlemleri Ağustos 2017’den sonra başlattığımız çalışma ile tamamlandı. Kulüp lisans başvurusu için 117 imza toplandı, ancak Emre Güral, Gekas, Ertuğrul Sağlam, Berkay Cumhur Dabanlı’dan imza alınamadığı için Kulübümüz maalesef lisans başvurusunu tamamlayamadı ve 3 puan silme cezası ile karşı karşıya kaldık…
Puan silme cezası gelince, Sergen Yalçın’ın kendi isteğiyle görevini bırakmasının ardından, Eskişehirspor’a yön verecek Türkiye’nin en kariyerli hocalarından biri olan Yücel İLDİZ ile anlaştık.
 
Bu arada, geçen sezon oynanan final müsabakasında yaşanan olaylar sebebi ile başlatılan soruşturmada mağdur olan taraftar ve aileleri için gerekli hukuki ve finansal destekle mağduriyetleri giderdik.
Kulübümüzün geleceğini de düşünerek, altyapıda yeniden yapılanmaya gittik. Taraftarın da katkısı ile altyapı binası ve sahası yenilenmesi için çalışma başlatıldı. Altyapı sahası ve tesisleri için toplam 300 bin lira harcandı. Bu miktarın, 112 bin199 lirası bağıştı. Kalan tutar Eskişehirspor tarafından karşılandı.
Eskişehirspor’umuzun deplasman giderleri için de şehrimizin esnaflarıyla işbirliği içine girdik. Bu sezon gidilen 4 deplasmanın giderlerinin 80 bin lirası esnafımız, geri kalan 160 bin liralık bölüm, yönetim kurulu üyelerimiz tarafından karşılandı. Bu deplasmanların içerisinde U-17, U-19 ve U-21 takımlarımızın masrafları da yer alıyor.
 
Bütün bu sorunları çözerken, bir yandan da Kulübümüzün mevcut kaynaklarıyla ‘asla’ çözülemeyecek borç yükünü azaltmak için siyasi liderle, iş adamlarıyla, şehrin ileri gelenleriyle, tüm belediye başkanlarıyla defalarca görüşmeler yapıldı.
Yönetimde olduğumuz dört aylık süre boyunca, Eskişehirspor Kulübü’nün kasasına giren miktar 1 milyon liradır. Ancak, benim ve yönetim kurulundaki üye arkadaşlarımızın cebinden Kulübümüze aktarılan miktar 17 milyon liradır arkadaşlar…
 
Eskişehirspor’umuza kaynak arayışı için yaptığımız görüşmelerde gördük ki, Kulübümüz maalesef, güvenirliğini ve şeffaflığını kaybetmişti. Gittiğimiz her kapıdan elimiz boş döndük. Siyasetçi ve işadamları, daha önce yapılan yardımlar ile verilen desteklerin nereye gittiğini bilmediği için artık yardım yapmak istemiyor. Kredibilitemiz o kadar düşmüş ki, gittiğimiz deplasmanda otele girişimizi ancak nakit ödeyerek yapabiliyoruz arkadaşlar…
 
İşbaşına geldiğimizde, Eskişehirspor’umuzun bir muhasebe ve hukuk altyapısı mevcut değildi. Kayıtların hiçbirisi güvenilir değildi. Genel bir finansal ve hukuki röntgen çekildi. Eskişehirspor’un hukuki ve finansal alt yapısı oluşturuldu.
Hiç vakit kaybetmeden Eskişehirspor’un kurtuluş formülü olarak görülen şirketleşme projesi için çalışmalar başlatıldı. Geldiğimiz bu noktada, şirketleşme çalışmaları tamamlandı ve karar aşamasına gelindi.
Eskişehirspor’umuzun şirketleşmeye gidebilmesi için kurumsal ve şeffaf yönetim modelinin oturtulması gerekiyordu, gelinen noktada bu durum da hayata geçirilmiştir.
Ancak, şeffaf yönetim anlayışı gereği, Kulübümüzün son 5 yılının da tarafsız bakış açısıyla denetlenmesi gerekiyordu.
Şeffaf yönetim anlayışımızın başlangıcı olarak, dünyanın 4 büyük denetim firmalarından birisi ile anlaşılarak, eski yöneticileri yargılamadan, son 5 seneyi kapsayan, mevcut durumu ortaya çıkaracak, finansal denetim yaptırıldı.
 
Basın toplantımızın bu bölümünde, dünyaca tanınmış denetleme firmasının, kulübümüze sunduğu rapordan, Yönetim Kurulu olarak aldığımız notlardan bazılarını aktarmak istiyorum.
 
Denetleme, 30.06.2012- 30.06.2017 tarihleri arasında kalan dönemi kapsamaktadır. Bu denetleme sonrası sunulan raporun kapsamı, 5 yıllık süreçte işleyişin ve hareketlerin usul anlamında uygunluğunun denetlenmesidir.
Rapor özel kişileri değil kulüp tüzel kişiliği kapsıyor ve inceleme kulüp içerisinde sunulan belgelerle sınırlıdır.
Belgelerin sahte olup olmadığı yönünde herhangi bir inceleme yapılmamış, rapor içerisinde değerlendirilen tüm belgeler doğru kabul edilmiştir.
 
Yapılan denetleme sonucunda, banka kayıtları ile muhasebe kayıtları arasında tutarsızlıklar tespit edilmiştir. Belgelendirilemeyen harcamalar mevcut olduğu görülmüştür.
Düzenli bir muhasebe sistemi olmadığı için bazı tespitler hard copy evraklar ile birebir eşleme yapılmaya çalışılmıştır.
2012-2013 sezonuna ait muhasebe verilerinin anlaşılır ve güvenilir olmaması sebebiyle sezona ilişkin bir hesaplama yapılamamıştır.
2013/2017 arasındaki futbolcu, teknik adam ve temsilci maliyeti   : 160.518.615 TL
FİFA, CAS, UÇK ve Mahkemelerde derdest          : 37.363.704 TL
İhtarnameye konu alacak miktarı                  : 1.028.705 TL
Toplam = 198.911.024 TL
 
Bu hesaplamalara, yargılaması devam eden dosyalara ilişkin meblağlar dahil değildir.
 
2013-2017 arasındaki 4 sezonda, yönetim kurulu kararı olmadan 20.840.127 TL – prim dağıtılmıştır. Bu dağıtımlara konu olan futbolcu, teknik adam ve personelin kendisi ile ilişkilendirilmiş prim tutarını aldığına dair yazılı bir doküman bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu ödemeler muhasebe kayıtlarında yoktur. Elden yapılan açıklamasız ödemelerdir. Bunların ilgililerine verilip verilmediği araştırılmamıştır.
 
Teknik adam ve futbolculardan, ödeme yapılmasına rağmen geri alınmayan senetler toplamı 5.234.993 TL. Burada ciddi bir usul problemi vardır. Ödemelerin yapılmasına rağmen geri alınmayan senetler, usul açısından ciddi bir risk teşkil etmektedir.
 
Teamül gereği menajerlik ücreti komisyonu maksimum % 7- 10’dur. Kulübün 4 yıllık dönemde fazladan ödediği menajerlik komisyonları % 10’luk en üst seviyenin üstünden hesaplanırsa toplam: 1.642.492 TL’dir. Bu dönemde % 60’lara varan menajerlik komisyonları tespit edilmiştir.
 
Bazı futbolcular için temsilci sözleşmelerinin ve kulübe düzenledikleri faturaların bulunmadığı, fakat kendilerine bir takım ödemeler yapıldığı tespit edilmiştir. Bu ödemeler toplamı: 385.944 TL
 
Eski futbolcu Necati Ateş kulübümüzde 2013-2014 sezonunda 1.500.000 Euro ücret karşılığı oynamaktayken, alacaklarını alamaması sebebiyle kulübe 20 mayıs 2014 tarihinde ihtarname yollamış, en geç 20 haziran 2014 tarihlerinde bu ihtarnamelere itiraz edilmesi veya ödemenin yapılması gerekirken, 30 günlük süre zarfında ödeme yapılmadığı için sözleşme Necati ATEŞ tarafından tek taraflı feshedilmiştir. O tarihte, Kulüp kasasında 3.302.229 TL olmasına rağmen, 1.336.665 TL’lik ödeme yapılmamıştır. Necati ATEŞ sözleşmesini feshettikten sonra 800.000 Euro karşılığında Kayseri Erciyesspor’a transfer olmuş ve Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açarak 700.000 Euro tazminat talep etmiştir. Bu davayı Necati Ateş kazanmış olup, İstinaf aşamasında kulübün itirazı reddedilmiş, dosya halen Yargıtay aşamasındadır. Necati ATEŞ’e kulüpte para olmasına rağmen ödeme yapılmaması sebebiyle Kulübümüz, 700.000 Euro muhtemelen zarara uğramıştir.
 
Vedat Muric transferinde, herhangi bir anlaşma yapılmadan Vedat Muric adina KF Teuta isimli vatandasa 50.000 Euro ödenmiş. Vedat Muric’e 10.000 TL ödenmiş. Fakat futbolcu Eskişehirspor’a transfer olmamış, parayı geri ödememiş, futbolcu Giresunspor’a transfer olmuştur. 
 
Ayrıca bir futbolcuyla, 171.000 Euro üzerinden anlaşıldığı tespit edilmiş, fakat bu futbolcuya  201.000 Euro ödeme yapıldığı görülmektedir.
 
Obilor isimli bir futbolcuya 10.000 Euro ödeme yapılmıştır. Fakat bu isimde bir futbolcu hiçbir sezonda kulüp oyuncu listesinde bulunmamıştır.
 
Bazı futbolcular için dayanışma tazminatının ödenmediği tespit edilmiştir.
 
2014-2015  ve 2016 yıllarında kullanılan kredilerin maliyetlerinin ortalaması yıllık %23,44’dür.
Yine aynı dönemlerdeki factoring kredi maliyetleri %24’tür.
Yapılan araştırmada bu dönemlere konu olan yıllara ilişkin faiz oranları ise %10’dur.
Görüldüğü üzere %14’lük fazladan bir faiz oranı Eskişehirspor için kullanılmıştır.
3 yılda 2014-2015  ve 2016da toplam 30.000.000 TL faiz ödenmiştir.
Ayrıca aynı dönemde, bu yüksek faizli kredileri bulmak, finansman sağlamak amacıyla üçüncü şahıslara da 120.000 TL komsiyon ödendiği tespit edilmiştir.
 
Usül yönünden en azından 3 firmadan teklif alınması ve bir sözleşme yapılması gerekirken. Satın alma işlemlerindeki tedarikçilerin seçimleri esnasında, işlemlerin % 99’unda alternatif  teklif alınmamış, % 86’sında ise herhangi bir sözleşme olmadığı tespit edilmiştir.
 
Yapılan incelemede, detayı tespit edilmemiş, içeriği belirsiz harcamaların 1.337.737 TL olduğu belirlenmiştir.
 
Eski yöneticilerden birisi, kulüp seçimlerinde kullanılan propaganda filmi için 17.500 TL tutarındaki ödemeyi kulüp kasasından yapmıştır.
 
Eski yöneticilerin vecibelerinden bazıları loca olarak kendilerine tahsis edilmiştir.
 
Katılımcı sayısı belli olmayan yemek faturaları tespit edilmiştir.
 
Mali genel kurulda açıklanan toplam borç tutarı 116.000.000 TL iken, göreve geldiğimiz 13 Temmuz 2017 tarihi itibari ile toplam borcun +48.989.614 TL ilave ile yaklaşık 165.000.000 TL olduğu tespit edilmiştir. Bunlara henüz daha kesinleşmemiş alacaklar ve yargılaması süren alacaklar dahil değildir.
 
Verilen bazı senetlerde yetkili imzasının bulunmadığı tespit edilmiştir.
 
Tüzükte belirtilen borçlanma oranlarına uyulmamıştır.
 
 
Size özetini sunduğumuz bu bağımsız denetim raporu maalesef buzdağının görünen yüzüdür arkadaşlar. Bu açıklamayı yapmış olmanın beni ne kadar mutsuz ve huzursuz ettiğini, sanırım takdir edersiniz.
 
Keşke, böyle bir açıklamayı yapmak zorunda kalmasaydım…
 
Bütün bunlardan sonra, şimdi sizinle paylaşmak istediğim, ben ve yönetim kurulu üyesi arkadaşlarım adına çok önemli bir konu daha kaldı…
 
 
Ben, Eskişehirspor’umuzdan iki yıl sonra doğdum arkadaşlar. Çocukluğumdan beri, daha doğrusu kendimi bildim bileli, ‘siyah-kırmızı’ renklerle sevindim, ��züldüm, sinirlendim ve göz yaşı döktüm.
Eskişehirspor Başkanlığı, benim, hayal dünyamda ulaşabileceğim en üst mertebe olmuştur. Bu görevi, her biri birbirinden değerli arkadaşlarımla birlikte üstlenmiş olmanın mutluluğu, yaşadığımız bütün sıkıntıları unutturuyor.
Amacımız, Eskişehirspor’umuzu girdiği zor durumdan kurtarmak olmuştur. Açıklamamın başında belirttiğim gibi, görevi kabul ederken de, yaşanılan her biri başlı başına büyük sorunları çözmeye çalışırken de amacımız hep Eskişehirspor’umuzun daha fazla zarar görmemesini sağlamaktı.
 
Zamanın Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı ve AK Parti İl Başkanı Dündar Ünlü beylerle konuşarak bu görevi kabul ettik. Eskişehirspor’umuzun mali tablosunun, bizim ve Eskişehirspor sevdalılarının yapacağı harcamalarla düzelemeyecek boyutta olduğuna vakıftık. Bütün bunlara rağmen, siyasilerimizin, hayata geçireceğimizi görecekleri şeffaf yönetim anlayışıyla birlikte Kulübümüz için yaşamsal kaynakları pey der pey bulacaklarına inancımız sonsuzdu.
Siyasilerimiz ile sık sık görüştük, Eskişehirspor’umuz için oluşturulabilecek kaynaklar için beraberce çaba harcadık.

Biraz önce sponsor bulmak için gösterdiğimiz çabalardan da bahsetmiştim. Kulübümüzün son yıllarında yaşadıkları, burada da önümüze bir bent olarak çıktı. Bunları da yeniden tek tek dile getirmek niyetinde değilim…
 
Geldiğimiz bu noktada; görüştüğümüz kişilerin bazıları, yıllardır oluşturduğu ve kendilerine ‘değişmez’ olarak hakim kıldıkları anlayışları; kimisi yönettiği kurumun maddi durumu, bazıları kaybettikleri konumlarından, bazıları da konumunun gereklerini yeterince hayata geçirememesi nedeniyle; Eskişehirspor’umuza kaynak bulunması konusunda hiçbir şey yapamadı.
 
İyi niyetli çalışmalar yürütenlerin, bu çalışmalarında bundan sonra başarılı olması en büyük dileğimiz…
 
Sizler, ben ve arkadaşlarımın yönetim anlayışını her zaman benimsediniz, takdir ettiniz, desteklediniz. Bizler de yeri geldi paramızla, harcadığımız mesailerle Eskişehirspor’umuzu düzlüğe çıkarmak için çok emek harcadık.
Eskişehirspor taraftarının, Eskişehirspor’umuza kendileri gibi bakan, Eskişehirspor için samimi olarak çalışan insanlara nasıl destek verdiğini hiçbir zaman unutmayacağım.
 
Camiamız çok büyük bir camia, ancak yaşanan sıkıntılar artık ‘birkaç iyi insanın’ çözebileceğinin çok ötesine çıkmıştır.
 
Uzun süredir, durumun ne kadar kötü olduğunu anlatmak için çeşitli uyarılar yaptım. Üzülerek söylemeliyim ki, bu uyarılarım, kaynak bulma konumunda olan bazı kişiler için gerekli etkiyi yaratmadı…
 
Bu yaşananlardan sonra, koltuğa yapışıp hiçbir şey olmamış gibi davranırsak, taraftarımızın sürekli eleştirdiği yönetici profiline uymuş olacağız…
 
Bizler için Eskişehirspor’umuzun kurtulması, Eskişehirspor yöneticisi olmaktan çok daha önemlidir...
 
Toplantımızın başında kulübümüzün hangi durumda olduğunu, nasıl bir çıkmazda olduğunu ve bu durumu değiştirmek için neler yaptığımızı dile getirmeye çalıştım…
 
Gelinen noktada görüyorum ki, artık hiç kimse için bunların dile getirilmesinin bir anlamı yok…
 
Üzülerek söylemeliyim ki, taraftar ve camianın belli bölümü dışında hemen herkes maalesef Eskişehirspor’dan vazgeçmiş bir ruh halindedir…
 
Eskişehir’in ve Eskişehir’i yönetenlerin bu ruh halinden çıkmaları için bir şok etkisi gerekmektedir…
 
Tüm bunları düşünerek, Eskişehirspor Yönetim Kurulu olarak Olağanüstü Kongre kararı aldığımızı hepinizle paylaşmak istiyorum…
 
Bu kararımız, katidir ve kesinlikle geri dönüşü yoktur…
 
Biz, malum şartlarda göreve gelerek ve görev yürüttüğümüz dört ay boyunca nasıl Eskişehirspor’umuzun kurtuluşu için çalışmışsak, aslında görevden ayrılarak da Eskişehirspor’umuzun kurtuluşu için çalışmak niyetindeyiz…
 
Şimdi buradan camiaya ve şehri yönetenlere, kongre tarihine kadar, Eskişehirspor’umuzu düzlüğe çıkaracak formülü bulmaları için bir kez daha ve son kez ricacı oluyoruz…
 
Kongreden sonra, Eskişehirspor’umuzu düzlüğe çıkaracak formüle sahip kişilere görevi devredip, bizi hiçbir zaman yalnız bırakmayan, bizi her zaman anlayan, hep cefa çeken büyük taraftarımızın arasına katılacağız…
 
Saygılar sunarız…"

 

 

Basın bülteni

Bunu Sosyal Medyada Paylaş :

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.